Sosyal Medya

KADIN KOLLARI

Güçlü aile güçlü bir Türkiye demek!

Genel Merkez Kadın Kolları Başkanımız Ebru Asiltürk aile kurumu ile ilgili net konuştu…

Genel Merkez Kadın Kolları Başkanımız Ebru Asiltürk, yaptığı basın açıklamasıyla aile kavramının önemine dikkat çekti. Ailenin toplumun en güçlü ve korunaklı kalesi olduğunun altını çizen Asiltürk, son dönemlerde aile yapısına yönelik tehdit ve tehlikelerin artmasının üzüntü verici olduğunu kaydetti. Türkiye’deki sosyal sorunları çözme noktasında Batı’nın referans alınmasını eleştiren Asiltürk, “Batı’nın, çoğu zaman kendine bile faydası olmayan değer ve yargılarının ‘tek reçete’ ve tek çözümmüş gibi önümüze konması fevkalade yanlıştır. Batı dünyasının çoktan erozyona uğramış değer yargıları ve kültürel kalıpları ülkemiz insanına, sözde medya ve devşirme eğitim metotlarıyla sirayet ettirilmekte ve masum evlatlarımızın zihin yapısı dönüştürülmektedir. Beraberinde tüm insan ilişkilerimizi ve aile yapımızı hedef alan tehlikeler baş göstermektedir” dedi.

YASA KOYUCULARIN SORUMLULUĞU ÇOK BÜYÜK
 
Yasa koyucuların sorumluluklarının çok büyük olduğuna vurgu yapan Asiltürk, “Anayasa’nın 41. maddesi ile ‘aile birliğini korumak, huzur ve refahını artırmak ve bu konuda gerekli tedbirleri almak’ devlete vazife olarak yüklenmiş iken, çıkartılan kanunlarla ailenin maddi ve manevi bütünlüğünün tehlikeye düşürülmesi bizi elbette endişeye sevk etmektedir. ‘Ne olursa olsun, Avrupa Birliği bizi kabul etsin’ anlayışı içinde gerekli ve yeterli müzakereler yapılmadan imzalanan uluslararası sözleşmelerin; bugün sosyal dokumuzda ne büyük tahribat yaptığı apaçık bir gerçektir. Yarın bu tahribatın daha iyi anlaşılacağı ve büyük acılara sebep olacağı aşikârdır. Söz konusu sözleşmelere imza veren siyasilerle yaptığımız ikili görüşlerde neyi onayladıklarından haberdar bile olmamaları ayrıca esef vericidir” diye konuştu.
 
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN  FESHEDİLMEMESİ İÇİN HİÇBİR SEBEP YOK
 
Son günlerin en büyük tartışma konularının başında gelen İstanbul Sözleşmesi’ne de atıfta bulunan Asiltürk,  “İstanbul Sözleşmesi kapsamında  bilhassa Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın plan ve programlarında yer alan yanlış uygulamaların, toplumsal dokumuza uymayacağı ve milletimizi tam bir ifsada sürükleyeceği artık görülmelidir. Kaldı ki bugün Avrupa Birliği’ne girip girmeme meselesi ülke gündeminden düşmüştür. Ve İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmemesi için hiçbir sebep gözükmemektedir. Geleneklerimizden, göreneklerimizden, alışkanlık ve anlayışlarımızdan kaynaklanan sorunlarımız varsa toplum olarak özeleştiri yapmalı ve kendimize uygun hukuku yine kendimiz üretmenin onurunu taşımalıyız. Dünyanın pek çok ülkesinin onaylamadığı hatta elinin tersiyle itip geri çevirdiği ya da şerh koyduğu bu yasalar, ülkemize maalesef Avrupa Birliği fonlarıyla kanalize edilmiş durumdadır.”
 
EVLİLİKLER AZALDI BOŞANMALAR ARTTI
 
Ülkede evlilikler azalırken boşanmaların ise arttığını hatırlatan Asiltürk, “TÜİK’in yaptığı 2018 evlilik istatistikleri açıklamasına göre 2017’de 569 bin 459 olan evlilik sayısı 2018’de yüzde 2,9 düşerek 553 bin 202 olmuştur. 2017 yılında 128 bin 411 boşanma gerçekleşirken 2018 yılında bu oran yüzde 10,9 artarak 142 bin 448 olmuştur. Bu istatistikler aile yapısı ile ilgili sinyaller olarak doğru okunup algılanmalı ve aile ve sosyal politikalar içerisinde gerekli önlemler alınmalıdır” diye konuştu.
 
MUTLU AİLE SAĞLIKLI TOPLUMU OLUŞTURUR
 
Asiltürk şunları kaydetti: “Yine TÜİK’in geçtiğimiz günlerde açıkladığı ‘hane halkı tüketim harcaması’ araştırması ise ailenin içinde bulunduğu ekonomik darboğazı gözler önüne serme açısından çok çarpıcıdır. Buna göre düşük gelir seviyesinde bulunan hane halkı bütçesinin yüzde 31,4’ünü kira ve konut, yüzde 28,7’sini gıda ve alkolsüz içecek, yüzde 9,7’sini ulaştırmaya ayırarak, toplamda aile bütçesinin yüzde 69,8’i hayatta kalabilmek ve asgari şartlarda yaşamak için harcamaktadır. İçinde bulunduğumuz ekonomik şartların olumsuzluğu elbette ki aileyi ve ailenin huzurunu, mutluluğunu bozmaktadır. Zira mutlu aile, sağlıklı toplumu oluşturur. Anne-baba ve çocuklardan oluşan ve toplumun en küçük yapı taşı olan aile, bizi güvenli bir geleceği taşıyan en önemli unsurdur. Güçlü bir aile güçlü bir Türkiye demektir.”

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.