Sosyal Medya

GENEL BAŞKAN

Karamollaoğlu: 3Y ülkesi olduk

Genel Başkanımız haftalık gündem toplantısında konuştu.

Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. AKP’nin 2002’de iktidara geliş sürecinde kullandığı söylemleri hatırlatan Karamollaoğlu, “AK Parti 3Y ile mücadele edeceğini söyleyerek iktidara gelmişti. Bunlar ‘yasaklar, yolsuzluklar ve yoksulluk’tu. Bugün gelinen noktada bırakın bunlarla mücadeleyi, bu 3Y’nin muhafazası durumuna geldiler. Türkiye yasaklar, yolsuzluklar ve yoksulluk ülkesi haline geldi. Daha doğrusu bu iktidar tarafından getirildi”  diye konuştu.
 
Karamollaoğlu, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye ile ABD tarafından oluşturulmak istenilen güvenli bölge meselesine değinerek uyarılarda bulundu. Karamollaoğlu, “Bu harita doğru ise çok tehlikelidir. İktidar ısrarla sınırda bir güvenli bölgenin kurulması üzerinde duruyor. Neyin üzerinde anlaştıklarını bilmiyoruz. Normalde Türkiye’ye bir gücün gelmesi ve burada karargâh kurması ancak Meclis’in yetkisi dâhilinde olabilir” dedi.
 
Karamollaoğlu, Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine kayyum atanması, güvenli bölge ve ekonomiye yönelik değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu, konuşmasına, geçtiğimiz günlerde trafik kazasında hayatını kaybeden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Haluk Dursun’a Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı temennisinde bulunarak başladı.  
 
BİZ HER ZAMAN TERÖRLE MÜCADELENİN YANINDA OLDUK
 
Türkiye’nin dış odakların hedefinde olduğunu ve atılacak her adımda ülkemizin etkileneceğini ifade eden Karamollaoğlu, sorunların dövüşerek değil, kucaklaşarak çözüleceğinin altını çizdi. Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınmasına değinen Karamollaoğlu, “3 ilde seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyumlar atandı. Bu kararı iktidar bir inisiyatif kullanarak yapmıştır. Bu kararlara itiraz ettik. Doğru olmadığını söyledik. Bu kayyum kararlarıyla hukuk ve halk dikkate alınmadı. Halkını iradesi dikkate alınmadı. Biz her zaman terörle mücadelenin yanında olduk. Terör Türkiye içinde kaynaklanan bir hadise değildir. Terör dışarının müdahalesiyle Türkiye’yi zayıflatmak için yapılıyor. Bundan böyle biz terörle mücadelenin ciddi bir mesele olduğunu düşünüyoruz. Lakin ülkemizde adli yetkiye sahip kurullar bellidir. Bu kurullar mahkemelerdir. İktidar kendisi hukukla bağlıdır. İktidar kendisini hâkim yerine koyamaz. Bir kararı alacağı zaman bunu muhakkak hukuk prensibine uygun alması gerekiyor. Görevleri esnasında suç işleyenleri adli merciler belirler. İktidar kendini adli merci yerine koyamaz. Bu durum yarın kendi başlarına da gelir. İktidar adli mercileri kontrol altına alsa bile bu halk nezdinde tasvip görmez. Bu durum hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmıyor” diye konuştu.
 
TRT’YE KAYYUM ATANACAK MI?
 
Adli mercilerin suçluları bulması gerektiğini vurgulayan Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Hukuk bakış açımızda değişiklikler yaşanmaya başladı. Kanun hükmünde kararnameler giderek ‘Karun hükmünde kararnamelere’ dönüşüyor. İşte bu tehlikedir. Son dönemde bu konuda endişelerimizi artıran hadiselerle karşılaşıyoruz. Çünkü Karunlar da hak, hukuk tanımaz halkın iradesine hiç itibar etmezler. Ülkemiz böyle bir mecraya sürükleniyor. Bu noktada ister istemez sormak istiyorum; Osman Öcalan’ı TRT’ye çıkaran TRT’ye de kayyum atanacak mı? Bekleyelim böyle bir hadise yaşanacak mı? Millet iradesine ipotek koymak kimseye bir şey kazandırmaz. Temel esas seçimle gelen seçimle gitmesi gerekiyor.” 
 
TÜRKİYE TAM BİR PARTİ DEVLETİ HALİNE GELDİ
 
Karamollaoğlu, halkın seçmediği bir kişiye görev vermenin akla ziyan olduğunu vurgulayarak, “Cumhurbaşkanı aynı zamanda AK Parti’nin genel başkanı. Valiler ise cumhurbaşkanının siyasi temsilcileridir. Halkın seçmediği kişileri belediye başkanlığına getirmek akla ziyan gerçekten. Türkiye tam bir parti devleti haline geldi. Buna rıza göstermemiz mümkün değil. Bu millet bir gün patlayacak. İstanbul seçimleri bunun küçük bir belirtisiydi. Netice de sandık patladı. Hiçbir ülkede halk kendisine uzun vade kendisine her şeyi dikta etmek isteyenlere destek vermez. Kimse Harun gibi gelip Karun gibi gitmemelidir” ifadelerini kullandı.
 
TÜRKİYE YASAKLAR, YOLSUZLUKLAR VE YOKSULLUK ÜLKESİNE DÖNÜŞTÜ
 
AKP’nin 2002’de iktidara geliş sürecinde kullandığı söylemleri hatırlatan Karamollaoğlu, “AK Parti 3Y ile mücadele edeceğini söyleyerek iktidara gelmişti. Bunlar ‘yasaklar, yolsuzluklar ve yoksulluk’tu. Bugün gelinen noktada bırakın bunlarla mücadeleyi, bu 3Y’nin muhafazası durumuna geldiler. Türkiye yasaklar, yolsuzluklar ve yoksulluk ülkesi haline geldi. Daha doğrusu bu iktidar tarafından getirildi. Bugün içinde bulunduğumuz durumu aşmanın tek yolu 3Y ile mücadele etmektir. Yoksulluk vatandaşın çektiği büyük sıkıntıların başında geliyor. Yoksulluk bu milletin fertlerini cidden etkiliyor ve çaresizliğe itiyor. Bundan dolayı iktidar yasaklar ve baskı ile uğraşacağına, bunu gündeme getirmelidir” şeklinde konuştu.
 
KİMSE MEMURU TİYATRO OLARAK GÖRMEMELİ
 
Ekonomide gidişatın endişe verici olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsanlar sıkıntı içindeyken iktidar ‘aslında çok iyisiniz’ demekten vazgeçmelidir. Lafla karın doymuyor. İnsanlar lafla ihtiyaçlarını gideremiyorlar. Biz bunu son zamlarla daha iyi görmeye başladık. Pembe zamlar ekonomi iyi gösterilmek istense de ekonomi iyi değil. En son pazartesi günü motorinin litre fiyatına 17 kuruş, benzinin litre fiyatına 6 kuruş, çaya yüzde 15 zam geldi. Bunun yanında çarşı ve pazarda hissedilen enflasyon açıklananın çok üstünde. Tüm bu gelişmeler yaşanırken maalesef iktidarın memura yaptığı zam teklifi 4+4. İğneden ipliğe zamlar var. Enflasyon ve yoksulluk altında inleyen memurun bu zam teklifini kabul etmesi mümkün değil. Bu tiyatroya benziyor. Kimse memuru tiyatro olarak görmemelidir. Bundan dolayıdır ki Memur-Sen teklifi müzakere ihtiyacı bulmadı. Konu uzlaşma bulamadığı için uzlaşma heyetine gidiyor. Uzlaşma heyetini kim belirliyor, yine iktidar belirliyor. Ben burada beklenilen zammı verme ihtimalini görmüyorum. Hükümet memurun hak ettiği zammı elinden almaya çalışıyor. Vergiye geldi mi çok cömert davranıyor. İktidar şunu bilmelidir ki, bu ülkede ekonomi zamlarla düzelmez.”
 
NEYİN ÜZERİNDE ANLAŞTIKLARINI BİLMİYORUZ
 
Suriye’nin kuzeyinde Türkiye ile ABD tarafından oluşturulmak istenilen güvenli bölge meselesine değinen Karamollaoğlu, üzerinde konuşulan güvenli bölge haritasını göstererek uyarılarda bulundu. Karamollaoğlu, “Bu harita doğru ise çok tehlikelidir. İktidar ısrarla sınırda bir güvenli bölgenin kurulması üzerinde duruyor. Neyin üzerinde anlaştıklarını bilmiyoruz. Normalde Türkiye’ye bir gücün gelmesi ve burada karargâh kurması ancak Meclis’in yetkisi dâhilinde olabilir. ABD’liler ülkemize geldi. Meclis’ten böyle bir karar çıktığını görmedik. Cumhurbaşkanı bunu kanun hükmünde kararla yaptıysa da, bu doğru olmaz. Bu karargâh kim! 18 sene önce ABD’liler için kamplar oluşturuldu. Ama Meclis buna razı olmadı. Limanlarımızı tahsis ettiler. İktidar Irak’ta bir milyon kişinin katiline sebep oldu. Bu ABD’ye teslim olmak demektir. Bizimkiler sadece türkü söylüyor. İktidarın bugüne kadar uyguladığı politikalar yanlıştı. İktidarın Irak, Suriye ve Libya politikalarının hepsi yanlıştı” değerlendirmesinde bulundu.
 
HİNDİSTAN İŞGALİNE RIZA GÖSTEREMEYİZ
 
Hindistan’ın işgal ettiği Cammu Keşmir meselesine dikkat çeken Karamollaoğlu, “Keşmir’de çok ciddi gelişmeler yaşanıyor. Hindistan’da Modi ikinci zafer kazandı. Hindu alışkanlığı depreşti. Keşmir’deki statüyü değiştirdi. Keşmir meselesi 70 yıllık bir meseledir. Hindistan bugün oraya 750 bin asker sevk etti. Orada sürekli baskı var. Liderlerinin büyük çoğu hapiste. Türkiye sadece cılız bir ifadeyle ‘biz buna razı değiliz’ dedi. Çin bile Pakistan’ın yanında olduğunu söylüyor. O bölge halkı bize birinci dünya harbinde destek verdi. Bugünkü parayla milyarlar verdiler. Bu halka bizim daha candan destek olmamız gerekiyor. Buna bizim rıza göstermemiz mümkün değildir” diye konuştu. 
 
GÜL, DAVUTOĞLU VE BABACAN İLE GÖRÜŞECEĞİM
 
Karamollaoğlu, basın toplantısının son kısmında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve Abdullah Gül’ün yeni parti kurma hazırlıklarına ilişkin bir soruya cevap veren Karamollaoğlu, “Arkadaşlarla görüşeceğiz. Esas itibarıyla ne düşünüyorlar, ne yapmak istiyorlar, bu gelişmeler karşısındaki tutumları ne olacak, bunları onların ağzından dinleyeceğim.  Eskiden de ifade ettik, kapımız açık, bizimle beraber bizim politikalarımız, prensiplerimiz çok net. Biz dış politikada şahsiyetli bir dış politikayı önemseriz. Kendini büyük güç kabul eden hiçbir kimsenin etkisinden kalmadan kendi içimizde karar veririz. Ekonomide üreterek kalkınmayı, sanayileşmeyi, teknolojide zirveye çıkmayı arzu ederiz. Eğitim bizim olmazsa olmazımız ama bunların hiçbirisinde arkadaşlarımız ne düşünüyorlar bunları bilmiyoruz ama yakında bu arkadaşlara gidip bunları dinleyeceğim” diye konuştu.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.